2010 ASGARİ ÜCRET TUTARLARI

2010 ASGARİ ÜCRET TUTARLARI / ASGARİ ÜCRET 2010 TUTARLARI AÇIKLANDI

Asgari ücret, 1 Ocak 2010'dan itibaren, 16 yaşından büyükler için brüt 729, net 577.01 lira, 16 yaşını doldurmamış işçiler için ise brüt 621, net 499.62 lira olarak belirlendi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, gelecek yıl geçerli olacak asgari ücreti tespit etti.

Buna göre, asgari ücret, 16 yaşından büyükler için 1 Ocak 2010'dan itibaren brüt 729, net 577.01 lira olarak belirlendi. 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücretin işverene maliyeti 885.73 lira olacak.

Asgari ücret, 16 yaşını doldurmamış işçiler için ise brüt 621, net 499.62 lira olarak tespit edildi. 16 yaşını doldurmamış işçiler için belirlenen asgari ücretin işverene maliyeti ise 793.94 lira olacak.



Yorum (yok) Yorum yaz!

Yasal izin hakkı ve süreleri

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesinde geçen çalışanların izin sürelerine ilişkin bilgiler aynen madde de geçtiği şekilde aşağıya alınmıştır.


YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI VE İZİN SÜRELERİ

Madde 53- İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara 14 günden,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara 20 günden,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 26 günden, az olamaz.

Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Son Sigorta Primi Teşviki (5921 Sayılı Kanun)

5921 Sayılı Kanunla 4447 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 9. Madde aşağıya
alınmıştır;

Geçici Madde 9- (5921 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 18.8.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren geçici madde) 2009 yılının Nisan ayına ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalı sayısına ilave olarak, 31.12.2009 tarihine kadar, işe alınma tarihinden önceki üç aylık dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışındaki kişilerden olmak kaydıyla
işe alınan ve fiilen çalıştırılanlar için; 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinde sayılan ve 82. maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, altı ay boyunca İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Bu madde kapsamında işe almaya ilişkin 31.12.2009 tarihini 30.6.2010 tarihine kadar, primlerin Fondan karşılanma süresini ise altı aya kadar
daha uzatmaya, Bakanlar Kurulu yetkilidir.

İşveren hissesine ait primlerin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu maddeye göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, İşsizlik Sigortası Fonundan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin
gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Bu maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla bu maddede düzenlenen teşvik, 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır.
Bu madde hükümleri;
a) 1.10.2003 tarihinden sonra özelleştirme kapsamında devir alınan işyerleri hariç olmak üzere, mevcut ve faaliyette bulunan işyerlerinin devredilmesi, birleşmesi, bölünmesi veya nevi değiştirmesi gibi hallerde yeni işe başlama olarak değerlendirilmez.
b) Mevcut bir işyerinin kapatılarak; değişik bir ad veya unvan ya da bir iş birimi olarak aynı faaliyette açılması veya çalışan sigortalıların bütün olarak devredilmesi halinde, bu işyerleri hakkında uygulanmaz.
c) Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi ek bir kapasite ve istihdam artışına neden olmayan, sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan işlemler hakkında uygulanmaz.
ç) 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimler sonucunda çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işyerleri hakkında tespit yapıldığı aydan başlanmak suretiyle uygulanmaz.
d) 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve bu Kanundan istisna olan alımlar ile uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan hizmet alımları ve yapım işlerini yürüten işyerleri hakkında uygulanmaz.
e) 21.4.2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaya başlayanlar hakkında uygulanmaz.
f) 5510 sayılı Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ile yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenir.
--
Cihat ERTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Sosyal Güvenlik ve Vergi Danışmanı
email: cihaterturk@gmail.com
web : http://www.cihaterturk.com/
gsm : 0533 631 86 60

Yorum (2) Yorum yaz!

Muhtasar Beyanname ve SSK Bildirgesi Tek Formda

-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in yaptığı açıklamaya ve yapılan vergi kanunları değişiklik çalışmasına göre Muhatsar Beyanname ve Sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimi tek formda yapılacak.

-Yapılan  bu düzenleme ile hem SSK bildirimi hem Muhtasar Beyanname için ayrı ayrı Damga Vergisi yerine sadece Muhtasar Beyanname için 20 TL damga vergisi talep edilecek.

-Düzenlemenin içerisindeki en önemli değişiklik ise muhasebecilerin ve işverenlerin evrak yükünü azaltacak olan; işyeri bildiriminin sadece SGK'ya yapılacak olmasının yeterli bulunmasıdır.  Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirim yapılmayacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına EK1 Ek2 formları gönderilmeyecek.  İş Kurum'una yapılan bildirimlere de gerek kalmayacak.

Umarız bu tasarı bir an önce yasalaşır ve bilişim çağında aynı bildirimi defalarca yapmaktan kurtulmuş oluruz.

Yorum (1) Yorum yaz!

"Yurtdışı Hizmet Borçlanması"

"Yurtdışı Hizmet Borçlanması"  başlıklı yazımız Mynet ve Muhasebetr portallarında yayınlandı, ulaşmak için tıklayın;

http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/cihat/006/


http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/cihat/006/mynetkobi.php



Cihat ERTÜRK
SM Mali Müşavir

www.cihaterturk.com




Yorum (yok) Yorum yaz!

Yurtdışı Hizmet Borçlanması Hakkında Sorular ve Cevaplar

YURTDIŞI HİZMET BORÇLANMASI KONUSUNDA SORULAR VE CEVAPLAR

      
Yurtdışında yaşamış ev hanımları ve çalışmış olan gurbetçi vatandaşlarımızın, Türkiye’de emeklilik hakkı kazanmak için merak ettikleri önemli bir sosyal güvenlik konusu olan Yurtdışı Hizmet Borçlanması, yazımızın konusunu oluşturmaktadır. 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması konusunda  uygulamaya ilişkin beklenen yönetmelik 6.11.2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Konunun detaylarının netleşmesi için yurtdışı borçlanma uygulamasının  soru cevap şeklinde ele alınması uygun görülmüştür; 

Yurtdışı hizmet borçlanması kimleri kapsar?

Yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması uygulamasından faydalanmak için;

-          Türkiye dışında, herhangi bir ülkede sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri olanları,

-          Yurtdışında geçen sürelerde ve borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olanları kapsar.

 

Borçlanma başvurusu hangi kuruluşa yapılacaktır?

-          Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşuna tabi  çalışması olanlar, en son tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna  (Devredilen SSK, Bağkur, Emekli Sandığı),

-          Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına kaydı olmayanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu’na

-          Sosyal güvenlik sözleşmesine göre kısmi aylık alanlar, aylık aldıkları sosyal güvenlik  kuruluşuna,

yazılı olarak başvuruda bulunulması şarttır.

 

Posta yolu ile borçlanma başvurusu yapılabilir mi?

-          Evet.  Adi posta ve kargo yolu ile veya SGK’ya doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin SGK’nın evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih,

-          İadeli taahhütlü, taahhütlü veya APS olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, SGK’ya intikal tarihi olarak kabul edilecek.

 Hangi süreler borçlanma kapsamındadır?

Türk vatandaşı iken 18 yaşının doldurulmasından  sonra;

-          Yurtdışında geçen sigortalılık süreleri,

-          Sigortalılık süreleri içerisinde geçen bir yıla kadar olan işsizlik süreleri,

-          Ev kadını olarak geçen süreler,

            borçlanılacak süre olarak değerlendirilebilir. 

Borçlanma başvurusunda hangi belgeler gerekmektedir?

            Yurtdışı hizmet borçlanması talep dilekçesi ve taahhütname doldurularak imzalanmalı  

            ve aşağıdaki belgeler eklenmelidir;

             a.  Borçlanılacak süre Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerde geçmişse;

                       - Çalışılan ülkede sigorta kurumundan alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartları,

                        - Yurtdışında  kendine ait  işyeri  olanların  bağlı  oldukları  vergi dairesi, ilgili       meslek kuruluşu veya birliklerinden aldıkları hizmet kartları, 

             b.   Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde geçmişse; 

                        - Türk konsoloslukları, çalışma müşavirlikleri  veya  ataşeliklerden alınacak ve     yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgeleri,

                       - Çalışılan    yerlerinden  alınan    hizmet     süresini   belirten  bonservisler ve     pasaportların çalışma izinlerinin tercümeleri,   

             c. Ev kadınları  alacakları   ikamet   belgesinin  tercümesini  Türk     temsilciliklerine          onaylatmalı veya pasaport giriş çıkışlarının onaylı sureti ile emniyetten alınmış olan giriş çıkış listesini eklemeli.

         Yukarıda belirtilen belgelerden sigortalıların durumlarına uygun olan belgenin Kuruma          ibraz edilmesi gerekir.

 Borçlanma tutarı  nasıl tespit edilir ve nasıl ödenir?

-          5510 sayılı Kanunun 82. maddesinde   belirtilen taban ve tavan ücretler arasında belirlenen prime esas günlük kazancın % 32’sinin borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı kadardır.

      Örneğin: Taban ücretten / alt sınırdan borçlanmak isteyen bir sigortalı için şu an geçerli olan asgari ücret baz alındığında, günlük borçlanma bedeli 6,81.-YTL’dir.         

-          Borçlanma tutarı tebliğ edildikten sonra üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır. 

-          Kısmi ödeme yapılırsa,  ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır.

-          Borçlanma tutarı Türkiye’de ödenirse YTL, yurtdışında ödenirse tebliğ edilen YTL tutarına tekabül eden tutar kadar döviz olarak ödenir.

 Borçlanma bedeli geri alınabilir mi?

-          Eğer borçlanılan hizmet dikkate alınarak aylık bağlanılmamışsa, yurtdışı hizmet borçlanması için ödenen tutarın tamamı başvuru yapıldıktan sonra faizsiz olarak iade edilir. Kısmi tutar iadesi mümkün değildir.

 Yurtdışı hizmet borçlanması emekliliği kolaylaştırır mı?

-          Evet.  Borçlanmanın asıl amacı Türkiye’den emekli olmak ve emekli aylığı elde etmektir. Borçlanılan süre emekli olabilmek için gereken eksik günlerin tamamlanmasını sağlar. Ayrıca eğer yurtdışında geçen süre sigortalılığın başlangıcından önceki süre ise, başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geriye götürülür. Bu durum emekliliği kolaylaştırır.

SM Mali Müşavir Cihat ERTÜRK
www.cihaterturk.com

Yorum (3) Yorum yaz!

Hükümetin Sosyal Güvenlikte Vatandaşa Sağlık Darbesi

5510 Sayılı yeni Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının yürürlüğe girmesiyle sigortalı aleyhine gelişmeler gözlemlenmeye başladı.

Sigortalının Sağlık Hizmetinde yaşadığı sorunları değerlendirecek olursak;

1. Örneğin Bağkur statüsünde bir sigortalı, sağlık primi dahil olmak üzere 240,00.-YTL aylık prim ödüyor.

2. Devlet hastanelerindeki keyfi eziyetler özel hastanelerde de yaşanmaya başladı.  Özel hastanelerde tetkik ve uygulamalarda alınan ücretleri ve katkı paylarının kontrolü yapılmıyor sigortalı mağdur ediliyor.

2. Sigortalı özel hastaneye gittiğinde 10,00.-YTL katkı payı ödüyor.

3. Sigortalı eczaneye gittiğinde 40,00.-YTL tutarında ilaç için  8,00.-YTL ödüyor.

4. Eczanede ayrıca reçete başına 10,00.-YTL ödeniyor.


Sonuç:

Ödediğimiz  aylık sigorta primi  sağlık sigortamızı hiçbir şekilde karşılayamıyor mu?

Tüm sigortalılar  hastaneye mi gidiyor, her gün ilaç mı alıyor? Ki alsa bile bizleri Sağlık açısından ödediğimiz primle  SİGORTALAYAN devlet ilave tutarları neden talep ediyor?

İnsanların yaşamlarına destek vermesi gereken devlet, aldığı primin karşılığını bile vermiyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun eczanelere olan borcunu tahsil ettiği primlerle değil, göz diktiği vatandaşın cebindeki parayla  ödetmek hangi sosyal devlet anlayışına sığar.

Denetim görevini ifa etmek yerine, tetkiklere çeşitli sınırlamalar getirmek, zaman sınır koymak hastayı ve sigortalıyı mağdur etmekten öteye geçmez. Hiç bir sigortalı zevk olsun diye tetkik yaptırmaz.

Vatandaşın bu uygulamalara tepki göstermesi, ödediği verginin ve sosyal güvenlik priminin hesabını sorması gerekir.





Yorum (yok) Yorum yaz!

1 Temmuz 2008 Tarihi İtibariyle Asgari Ücret hesabı

Aşağıda 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren geçerli olan asgari ücret bilgileri yer almaktadır. Hesaplama yapılırken Asgari Geçim İndirimi dikkate alınmamıştır. 

Asgari Geçim İndirimi tuatarı personelin bekar, evli ve çocuk sahibi olma durumuna göre değiştiğinden hesaplamada dikkate alınmamıştır.

ASGARİ ÜCRET VE YASAL KESİNTİLER

(01.07.2008 - 31.12.2008)

 

16 Yaşından büyükler

16 Yaşından küçükler

Brüt Ücret

638,70 YTL

540,60 YTL

SSK Primi İşçi Hissesi

89,42 YTL

75,68 YTL

İşsizlik Sigortası Primi İşçi Hiss.

6,39 YTL

5,41 YTL

Gelir Vergisi Matrahı

542,89 YTL

459,51 YTL

Gelir Vergisi

81,43 YTL

68,93 YTL

Damga Vergisi

3,83 YTL

3,28 YTL

Kesintiler Toplamı

181,07 YTL

153,26 YTL

Net Ücret

457,63 YTL

387,34 YTL

1 Temmuz 2008 - 31 Aralık 2008 DÖNEMİ

ASGARİ ÜCRETTE İŞVEREN KATKISI

(01.07.2008 - 31.12.2008)

SSK Primi İşv. Hissesi (% 19,5)

124,55 YTL

İşsizlik Sigortası İşv. Hiss. (% 2)

12,77 YTL

Toplam İşveren Katkısı

137,32 YTL

KONUT KAPICI ÜCRETİ VE KESİNTİLER

(01.07.2008 - 31.12.2008)

Brüt Ücret (Asgari Ücret)

638,70 YTL

SSK Primi İşçi Hissesi (% 14)

89,42 YTL

İşsizlik Sigortası İşçi Hiss. (% 1)

6,39 YTL

Damga Vergisi (% 0,6)

-

Kesintiler Toplamı

95,81 YTL

Net Ücret

542,89 YTL

Yorum (yok) Yorum yaz!

SSK Bağkur Prim Affı

5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile getirilen hükümler, Resmi Gazetede yayımlanarak 26 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Söz konusu Kanunla;

 

1- Başvuru tarihini takip eden bir ay içinde borç aslının, gecikme cezası

ve gecikme zammının % 15’i ile birlikte ödenmesi halinde, bakiye gecikme

cezası ve gecikme zammının % 85’inin terkin edilmesi,

2- Borçların, 12 aya kadar taksitle ödenmesinin istenilmesi halinde,

gecikme cezası ve gecikme zammının % 55’inin; 13 ila 24 aya kadar taksitle

ödenmesinin tercih edilmesi halinde ise % 30’unun terkin edilmesi,

3- Borcun peşin ödenmesi halinde bir aylık taksitlendirme faizi

alınmaması,

4- Taksitle ödemelerde taksit faizi de dahil hiçbir faizin uygulanmaması,

5- Teminatın aranmaması,

6- 24 aya kadar taksitlendirme imkanı,

7- Daha önce konulmuş olan hacizlerin, ödemeler nispetinde kaldırılması,

8- Bankalar ve ihale makamları nezdindeki hacizlerin ise ilk ödemeden

sonra kaldırılması,

9- Borçlarını anılan Kanuna istinaden peşin ya da taksitle ödenmesi veya

yapılandırma anlaşmalarının ihya edilmesi suretiyle üretim, yatırım ve Devlet

yardımı gibi destek ve teşviklerden yararlanılabilmesi,

10- Borç durumu ile ilgili Devlet ihalelerine girmeye elverişli borcu

yoktur yazılarının alınabilmesi,

11- Kurum tarafından yapılan icra takip, haciz ve satış işlemlerinin

durması,

şeklinde, çok önemli avantajlar getirilmiştir.

 

SSK - Bağkur Müdürlüklerinden yeni ismisyle Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerinden gerekli bilgi alınabilir ve işlem yaptırılabilir.

 

www.cihaterturk.com

Yorum (yok) Yorum yaz!